Skip to content
Submissions are now open for the 2021 Poems in Translation Contest, judged by Airea D. Matthews! Click for guidelines and to submit.

Two Poems for İlhan Sami Çomak

By Anne Waldman Jack Hirschman
Translated By Öykü Tekten


İlhan Sami Çomak is a Kurdish poet and Turkey’s longest-serving student prisoner. He has published eight collections of poetry over the past twenty-seven years of his sentence. His latest book, Geldim Sana, won the prestigious Sennur Sezer prize. İlhan was arrested while studying geography in Istanbul in 1994 and sentenced to life in prison for the alleged crime of separatism. He maintains his innocence. In 2020, PEN Norway began to campaign for his release and to invite poets from around the world to write for him. Two of the resulting poems, one each by Anne Waldman and Jack Hirschman, appear below in the original English and in Öykü Tekten's Turkish translations.

 

"Birds give all they know to their wings"
by Anne Waldman

                     
                     for and after İlhan Sami Çomak


Open the door to the retina,
the brain infuses to a single 
       3 dimensional image
Physiological imagination, we need you
Light through the chinks of mind
We need your tactile imagination
Open the door to the phenomenal world
The writing on this page, miles away
I feel your compassion as it flies

Lands on stem of leaves and flowers
Of one pointed mind.
The wilting lily, o lily of my childhood
In a city of speed and forbidden impulse
Lily at the window, welcome her wellbeing
Rooted in a lotus-symbol, born of mud
Welcome the multitudes I know you are there
For one another and the lone poet who can sing
Of human perception
Freedom for heart, hand, justice
Who sings of dancing with existence

Earlier the flicker, a bird of toil
Rare in a city yard
Boring his holes in the trunk of a soft tree
The world at risk in its ignorance of love & sound
& innocence, but is welcomed as utopia
In narrations of hermetic worlds bursting to be heard
And the bird giving all it knows, no manipulation

Open the door, ear & eye

 

 

"Cümle bilgisini kanatlarına veriyor kuşlar"
by Anne Waldman, translated by Öykü Tekten


İlhan Çomak için ondan esinlenerek


Ağ tabakanın kapısını açıp
üç boyutlu tek bir görüntüye
            ilham verir zihin
Dirimsel düşlem, lazımsın bize
Aklın çatlaklarından sızan ışık
Somut düşlemine ihtiyacımız var
Aç kapısını harikalar diyarının
Şimdi bu sayfaya yazarken, bu uzaklıkta
merhametini hissediyorum kanatlanıp keskin

bir aklın yaprakları ve çiçeklerinin köklerine konan.
Solmuş zambak, ah çocukluğumun zambağı
hızın ve yasak dürtünün şehrinde
camın önündeki zambak. Onun lotus gibi
köklenmiş, çamurdan yaratılmış
esenliğine kucak aç
Çokluğu kucakla, biliyorum birbiriniz için
varsınız. İnsan sezgisinin,
kalp, el ve adaletin özgürlük
şarkılarını söyleyebilen yalnız şair
varoluşuyla dansın şarkılarını da söyler

Öncesinde titrek alev, emeğin ender
kuşu bir kent bahçesinde
yumuşak bir ağacın gövdesine kendi çentiklerini atıyor
Aşk, ses ve masumiyetten yoksun dünya
tehlikede, fakat bir ütopya gibi karşılanıyor
Sihirli evrenleri anlatan hikâyelerde duyulmak için can atan
Ve cümle bilgisini veren kuş, tüm samimiyetiyle

Aç kapıyı, kulağı ve gözü

 

 

The Ladder Arcane
by Jack Hirschman

               
                For İlhan Sami Çomak

1.

The Ladder is you,
caro İlhan, and that’s
why you’ll be released
from that unwell well
of a prison that you’ve
already ascended and
liberated yourself from,

because to keep a free
and freed man behind
bars is an insult that
not even the Turkish
government can bear
without itself recalling
that it stepped upon

Nazim Hikmet’s face
for 21 years with its
boot-heel mark of a
swastika and, whether 
Kurdistan or not, your
face wears the poems
of what liberty’s about.

 

2.

And with all 26 letters
of America’s alphabet,
—for the 26 years that
your hand has written
image after image and
wrung by wrung, caro
İlhan Sami, until with

poem after poem you
climbed free from that
sick well, missing only
the cheek of Suna, your
sister, or the lithe body
of a cat to stroke, or a
sunflower to caress or

the hand of a woman
to put your own in the
palm of, and then begin
to seductively finger
with a silence after so
many years of sounds
of words writ by oneself—

 

3.

I tell you what I’m sure
you already know: that
the poem, which is the
song of Being itself, you
early on chose as a key
to your emancipation by
way of the Ladder of your

breaths and words, that
even standing still, you
rose up wrung by poem
until, yes, you’re there,
in that well, only you’re
not, you’re here in the 
world of our embrace,

so that even if a hundred  
prisons ganged up to keep 
you forever, you’ll always 
be free, whether living or 
dead, un-imprisonable, 
O İlhan Sami Çomak, 
Presente! 

 

 

Merdivenin Esrarı
by Jack Hirschman, translated by Öykü Tekten

           
            İlhan Sami Çomak için
 

1.

Sensin Merdiven
canım İlhan ve bu yüzden
çıkacaksın o susuz kuyudan
salıverileceksin kendini çoktan aşıp
özgürleştirdiğin o mapustan

çünkü bir hakarettir
özgür ve azat edilmiş
bir insanı demir parmaklar
ardında tutmak
çünkü devletin bile 21 sene

Nazım Hikmet’in yüzüne
gamalı haçla bıraktığı
postal izlerini hatırlamadan
katlanabileceği bir şey değil bu
Kürdistan’da ya da başka bir yerde
yüzün özgürlüğün ne demek
olduğunu anlatan şiirleri kuşanmış

 

2.

Amerikan alfabesinin
26 harfiyle yazıyorum
—26 yıldır büke büke
yazdığın bitimsiz imgelerin için,
canım İlhan Sami, bir şiirden

diğerine o hasta kuyudan
kendi özgürlüğüne tırmandığın güne
kadar, sadece Suna’nın yanağının,
kız kardeşinin ya da bir kedinin
kıvraklığını okşamanın, yahut
bir ay çiçeğini sevmenin

veya bir kadın elini
alıp ellerine
sonra avuçlarının içinde
parmaklarınla sessiz ve
ayartıcı bir şekilde dokunmanın
hasretiyle, onca yıldır kendini yazan
sözcüklerin sesleriyle—

 

3.

Eminim zaten bildiğin bir şeyi
söyleyeceğim sana: kendini
özgürleştirmenin yolu olarak
ve çok önceden seçtiğin
şiir, zaten Varlığın şarkısıdır,
nefesinden ve sözcüklerinden

yapılmış Merdiven, kıpırtısız
dururken bile, ayağa kalkmış ve
şiirden yaratılmışsın sen
ve evet, ordasın
o kuyuda, ama bu aslında burda
olmak için, bir dünya kucakta

bu yüzden yüz hapishane bile
seni bir ömür içerde tutmak için
hücum etse üstüne
sen hep özgür
kalacaksın, yaşarken ya da ölü,
mahkumlaştırılamayacak olansın
sen, ah İlhan Sami Çomak
Presente!

 

Related Reading:

Beyond the Headlines: Poetry from Rojava

Breaking the Taboo: Turkish Writers Face the Kurdish Past

Selahattin Demirtas, Jailed in Turkey since 2016, Makes His Fiction Debut with “Dawn”


Published Mar 11, 2021   Copyright 2021 Anne WaldmanJack Hirschman

Leave Your Comment

comments powered by Disqus
Like what you read? Help WWB bring you the best new writing from around the world.